Her şey farklı olacaktı belki de. Şimdi bu mutfakta bulaşıklar arasında bu müzikler eşliğinde mutluymuşum gibi davranmaktansa çok farklı ve masası olan bir mutfakta çok güzel müzikler eşliğind gerçekten hissederek gerçekten mutlu olarak ve isteyerek bulaşıkları yıkayacaktım. Elime aldığım içi kül dolmuş bardağı yıkarken bile o bardağın nasıl bu hale geldiğini düşünüp mutlu olacaktım temizlemek için belki de büyük istek gelecekti tekrar tekrar o bardakları külle dolduralım diye. Kesilmiş çürümüş bu biber parçaları güzel bir fotoğrafta yerini alacaktı belki de. Değişik olacaktı her şey. Ateşim var, burnum akıyor, öksürüyorum belki de ölüyorum. Ağlıyorum ve bulaşık yıkıyorum. Bugünden de nefret ediyorum.
Hasta konuşması bu, yalnızlık hisleri bu, biliyorum.
''Birkaç Soru''
Acaba kaç kalori çıkardım?
Acaba bahşiş bırakır mı?
Acaba tepkisi ne olur?
Acaba bu haftayı geçirebilecek miyim?
Eskiden sorduğum soruları geri istiyorum.
Acaba bahşiş bırakır mı?
Acaba tepkisi ne olur?
Acaba bu haftayı geçirebilecek miyim?
Eskiden sorduğum soruları geri istiyorum.
''Bir Gün''
Kayboldum, soyuldum, yıprandım, umutlandım, yollarda süründüm, güldüm, sarhoş oldum ve yeniden buradayım.
''Çöl''
bir duvar örüyorsun
görüyorsun insanlar izliyor seni
elini kanatırken
yorgunluktan görmüyorsun onları
gözlüğünü çıkartıyorsun
kolay geliyor duvar örmek o anda
kendi kanınla büyütüyorsun duvarı
korkmuyorsun
başardıklarını düşündükçe daha da güçleniyorsun
daha da sıkı örüyorsun
daha da yükseltiyorsun
merdivene ihtiyacın yok
içeridesin
anlamıyorsun sonucunu
zaman geçiyor
insanlar sıkılıyor seni izlerken
başardıklarını görmekten sıkılıyor insanlar
sonra yola çıkmak istiyorsun
ama herkesin bir anı vardır sadece
en mutlu olduğu
en ulaşılmaz olduğu
en güçlü olduğu
aşmış olabilirsin o anı
koruyamıyorsun gücünü
düşüyorsun ağlayarak
acıyarak acıtarak düşünmeyerek
kafandaki kızgınlığım ben
yatağındaki siyah örtüyüm ben
görüyorsun insanlar izliyor seni
elini kanatırken
yorgunluktan görmüyorsun onları
gözlüğünü çıkartıyorsun
kolay geliyor duvar örmek o anda
kendi kanınla büyütüyorsun duvarı
korkmuyorsun
başardıklarını düşündükçe daha da güçleniyorsun
daha da sıkı örüyorsun
daha da yükseltiyorsun
merdivene ihtiyacın yok
içeridesin
anlamıyorsun sonucunu
zaman geçiyor
insanlar sıkılıyor seni izlerken
başardıklarını görmekten sıkılıyor insanlar
sonra yola çıkmak istiyorsun
ama herkesin bir anı vardır sadece
en mutlu olduğu
en ulaşılmaz olduğu
en güçlü olduğu
aşmış olabilirsin o anı
koruyamıyorsun gücünü
düşüyorsun ağlayarak
acıyarak acıtarak düşünmeyerek
kafandaki kızgınlığım ben
yatağındaki siyah örtüyüm ben
Yatay Düzlem
Oradan nasıl görünüyor dünya
Oradan nasıl görünüyor yaşananlar
Seçimlerin terketmek ya da yaşamaksa
Hiçbirini seçemiyorsan
Her türlü hakkını gizliyorsan
Bazı doğrulara yalanları sıkıştırabiliyorsan
Eminim güzeldir yukarıdan bakabilmek
Bir odayı tüm külleriyle görebilmek
Bu çaresizliği yaşamayı istemek
Bir-iki cümleyi bir araya getirememek
Demek istediklerini imalara sıkıştırmak
Hem tehlikeyi hem de güzellikleri hissedebilmek
İmreniyorsun belki
Umursamıyorsun belki
Oradan nasıl görünüyor yaşananlar
Seçimlerin terketmek ya da yaşamaksa
Hiçbirini seçemiyorsan
Her türlü hakkını gizliyorsan
Bazı doğrulara yalanları sıkıştırabiliyorsan
Eminim güzeldir yukarıdan bakabilmek
Bir odayı tüm külleriyle görebilmek
Bu çaresizliği yaşamayı istemek
Bir-iki cümleyi bir araya getirememek
Demek istediklerini imalara sıkıştırmak
Hem tehlikeyi hem de güzellikleri hissedebilmek
İmreniyorsun belki
Umursamıyorsun belki
Dairelerde Koşmak
Hep başa dönmek acı çoğu zaman. Yol gösteren işaretler olmayınca kaybolmak da çok kolay zaten. Pasaja girip o pasajın çıkışından sevdiğin sokağa çıkmak kadar kolay değil yaşananlar. Güç gerekiyor, anlamak yorumlamak üstesinden gelebilmek gerekiyor. Fazla şey gerekiyor aslında. Deniyorsun ama en azından, bildiklerin de var tabiki. Başarmak istiyorsun en önemlisi. Rastgele cümleler kurdum gece gece tekrardan hoşgeldin sayfam deme amaçlı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)