B.

Çok boştu başlangıçta
Farklıydı her zamankinden
Bir anda çıktın karşıma yaktın o ışıkları
Bir anda yarattın olması gerekeni

Kanatların yoktu uçacak
Kolların yoktu beni saracak

Söz verelim öldürmeden dua edeceğimize
Söz verelim bitirmeden uğraşacığımıza
Söz verelim dün geceki gibi hep özleyeceğimize
Söz verelim yıllarca son öpüştüğümüz kişi olacağımıza

Mesela.

Üşümek istemiyorum artık ben.

Düşünmeden.

Hala korkuyorsun, ben de korkuyorum, önemli değil ama biraz geriye git ve bekle

Tek başımayım ve istenilmeyi bekliyorum
Herkes yattı ve kurtarılmayı bekliyorum
Suyun ısınmasını, son sigaramı içmeyi bekliyorum

Bu acıya bağımlı oldum durduramıyorum
Bu şarkılara bağımlı oldum durduramıyorum
Acımı anlatmaya bağımlı oldum durduramıyorum
İnsanlardan utanır oldum durduramıyorum

Boğuluyorum çoğu zaman nefessiz
Sadece kurtarılmayı bekliyorum
Karda ellerim donuyor eldivensiz
Rüzgarın durmasını bekliyorum
Unutmak istiyorum adını evini odanı
Sonrasında yeniden karşılaşmayı bekliyorum

Saçlarını tekrardan okşamak istiyorum
Okşadıkça dökülsün hepsi yerlere
Halının üzerinde sarı siyah o saçlarını istiyorum

Bana verdiğin t-shirtleri boyamak istiyorum
Bana aldığın hediyeleri yakmak istiyorum
Gerizekalı arkadaşlarını öldürmek istiyorum
Yalnız kalmanı istiyorum
Seni yalnızlıktan kurtarmak istiyorum o zaman
Bir gün arayıp fazladan attığın o haplar yüzünden kötü olduğunu öğrenmek istiyorum

Aslında sadece düştüğünü görmek istiyorum
Aklımda her gün düşünüyorsun
Aklımda her gün azalıyorsun
Bir kez de olsa gerçekte görmek istiyorum

Mesela.

Hissettiklerinden korkan insanlar oldukça biz daha çok yalnız kalırız.

Gilmore Girls, Yeniden.

-Crazy people. The whole town should be medicated and put in a rec room with Ping-Pong tables and hand puppets.

Mesela.

Sanırım çok da doğru bir şey yapıyorum.

06.50

-Ne yazıyorsun bu saatte?
Yazmıyorum da aslında söylemiyorum da artık kolaylıkla, korkuyorum çünkü yazmaya, hiç sorun etmeden kurduğum cümleleri yeniden kurmaya. Yazmak isterim senin adını ama onun yerine sadece anlatıyorum kendi adımı, dinliyorum ve tanımaya çalışıyorum senin adını.

Kar Yağıyordu Bugün.

Terliyiz ikimizde zaten
Çok az bir rüzgar var öpüşebiliriz
Çok güzel kokular var her an sarılabiliriz
Söylemek istedim sadece
En iyisiydin yaz aşkları

Yeni aldığım gömleğimi giydim bugün
Bekledim bahçede heyecanla
Güneş çok erkenden batıyor artık
Heyecanım hemen bitiyor artık
Bu yüzden en iyisiydin yaz aşkları

Yıldızların kaydığını kolayca görebilirdik
Dileklerimizi özgürce söyleyip bağırabilirdik bile

Söylemek istedim sadece
En iyisiydin yaz aşkları

Aşsam da çoktan unutmuyorum bilerek sizi
Yıllardan beri kollarımda uyuyanları
Hayatıma girip hayatımdan çıkanları
Değişmem hiçbir şekilde terden heyecandan uyuyamadığımız geceleri
Son bir kez daha söyleyebilirim
Çok özel oluyorsunuz yaz aşkları

Neyse.

Rüya gibi geçen bir haftanın ardından bu düşüş kaçınılmazdı, kolumun ağrısından taşıyamadığım çantayı düşürüp saçılanları toplamaya çalışırken gecenin bir yarısında tabi ki yardım etmeye çalışan olmayacaktı. Güneş varken bile yardım eden olmazdı sanırım. Hayalkırıklığımı, ''jynx'' in engellenemez etkisini, onlarca kelimeyle anlatılabilecek sebepleri sayabilirim, ama olmadı kısaca. Sana nasıl açıklayacağımı bilmiyorum, kendim bile onlarca hatayla dolu bu plana inanmakta zorlanırken, sabah uyanır uyanmaz Tuba'ya anlatmakta zorlanmadım, devamının gelmesi de kaçınılmazdı zaten. ''Neyse'' demek bu monoton hayatta çok sık kullandığım bir kelime oldu zaten.
Neyse, işe gitmek zorundayım.
Neyse, aptalca bir doğum günü için kıyafet seçmek zorundayım.
Neyse, yeni bir paket tütün almak zorundayım.
Ne kadar güzel cuma günü yapılacak bu kadar çok şeyin olması.

Mesela.

Yorgunum, okul kötüye gitmeye başlıyor tekrardan, yorgunum, uyanamıyorum doğru zamanlarda. Eve gelip Tuba'nın yatağına yatıyorum, anlatıyorum, gülüyorum, bağırıyorum ve yorgunum.